LÊLÊ WEFAT KIR!

Pîrka me Lêlê, di 24' ê Îlonê de serêsibê di nexweşxaneya Muşê de wefat kır çû ser dilovaniya xwe. Em ji xwedê jê re rehmet dixwazin û cîhê wê bihuşt be...

LÊLÊ WEFAT KIR

E-Mail: isik@hecibeg.com

 
 

© Kurdî

 

KÜRTÇE EĞİTİM

PERWERDEHIYA KURDÎ

 
 

Sözlük/Ferheng

SÖZLÜK FERHENG

 

Kim Online

Şu anda 7 konuk çevrimiçi
 

SATRANÇ/KIŞIK

SATRANÇ KIŞIK

 

 

Bayram Mesajı

BAYRAM MESAJI

 
Önce parmaklar tetikten çekilecek!-Hasan Cemal PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Güncel Haberler

Demokratik açılım alternatifsizdir. Bir barış açılımı olduğu için öyledir.
Evet, geçen yıl eylül ayındaki Habur’dan itibaren çıkmaza saplanmıştır bu açılım.
Ama yineliyorum:
Alternatifi yoktur, özünde bir barış açılımı olduğu için öyledir.
İktidarda kim olursa olsun, yarın iktidara hangi parti gelirse gelsin, eninde sonunda barış kapısını açmak zorundadır.
Çünkü savaş çıkmaz yol.
Türkiye artık bunun farkında.
Savaşla, silahla, şiddetle yolun sonuna çoktan gelindi. Bu gerçeği ilgili tüm taraflar biliyor.
Devlet de biliyor.
Hükümet de biliyor.
PKK da biliyor.
Kürt siyasal hareketi de biliyor.
Evet, demokratik açılım kötü yönetildi.
Her iki tarafta da böyle oldu.
Yeterli hazırlık, uzun vadeli planlama ve muhtemel provokasyonlara geçit vermeyecek bir siyasal kararlılık fazla belli etmedi kendini.
Özellikle hükümet kanadında, “Kervan yolda düzülür!” diye özetlenebilecek bakış açısı daha ağır bastı.
Ve bu toprakların insanlarına özgü sabırsızlık ön plana çıktı.
Kökleri neredeyse Cumhuriyet öncesine giden, son çeyrek yüzyılda büyük çoğunluğu Kürt olmak üzere elli bin insanımızın hayatına mal olmuş bir sorun bugünden yarına bitmez.
Çözüm, sabır ister.
Planlama ister.
Kararlılık ister.
Önce yapılabilecek işlerle sonraya bırakılacak olanların birbirine karıştırılmasını önleyecek siyasal bilinç ister.
Siyasetin en önemli gereklerinden biri olan zamanlama ustalığı ister.
“Yanlış zamanda haklı talepler”in işleri nasıl bir anda zıvanadan çıkaracağını görebilecek siyasal deneyim ister.
Bu pencereden bakınca, her iki tarafın da kırık notu az değildir.
Ne yapmalı sorusunun öncelikli yanıtını 2009’ın Mayıs ayı başında Kandil’de, PKK’nın dağdaki lideri Murat Karayılan’la yaptığım görüşmeden beri sürekli tekrarlıyorum:
Önce parmaklar tetikten çekilecek!
Bir başka deyişle:
Önce silahlar susacak, dağlardan ölüm haberleri gelmeyecek.
Kısacası:
Ne operasyon ne mayın!
Kürt sorununun silah ve şiddetle bağının koparıldığı bir süreçte, çözüm için kısa, orta ve uzun vadeli her şey özellikle kapalı kapılar arkasında  konuşulmaya başlayacak.
Bu süreçte Öcalan da olacak, PKK da; BDP de olacak, Kürt siyasal hareketi de... Son verilecek olan bir ‘savaş’sa, hedef ‘barış’sa başka çare yoktur.
Kimin nasıl muhatap alınacağı, kiminle nasıl konuşulacağı, nasıl diyalog kurulacağı elbette ince ayar konular arasında yer alır.
Ama İmralı’yı, Kandil’i görmezlikten gelerek, barış sürecinde yol alınamaz. Devlet de, hükümet de bu gerçeğin farkında...
Ama İmralı’nın, Kandil’in ya da BDP sözcülerinin de bilmeleri gereken incelikler var. Bunların başında, arabayı atın önüne koymak geliyor.  
Siyaseti eğer arabayı atın önüne koyarak yapmaya kalkışırsanız işler karışır. En son söylenecek şeyleri en başta, en son atılacak adımları en başta atmaya kalkarsanız, çözülecek düğüm sayısını çoğaltırsınız.
Doğru ‘zamanlama’dan yoksun siyaset geri teper, kitlelerle bağların zayıflamasına yol açar. Seviyeli ‘üslup’tan yoksun siyaset kitleleri soğutur.
Kısacası:
Elinde silah olan her şeyi yapamaz!
Tekrar yazımın başına dönüyorum.
Meydanlarda çok laf öğütülüyor. Büyük çoğunluğu heyecan verici değil, çünkü gerçeklerden kopuk.
Lafı uzatmak yersiz.
‘Demokratik açılım’ın alternatifi yoktur, çünkü özünde ‘barış açılımı’dır. ‘Savaş’ın, silahın çıkmaz sokak olduğunu Türkiye anlamış durumda.
İktidarda kim olursa olsun, iktidara yarın hangi parti gelirse gelsin, değişen bir şey olmayacaktır.
Öncelik ‘barış yolu’dur.
Bunun belirtileri tekrar suyun yüzüne vuruyor.
O yüzden ilk öncelik, arabayı atın önüne koymak gibi kötü bir alışkanlıktan vazgeçmek ve parmakları ciddi olarak tetikten çekmektir.

 

Share |