LÊLÊ WEFAT KIR!

Pîrka me Lêlê, di 24' ê Îlonê de serêsibê di nexweşxaneya Muşê de wefat kır çû ser dilovaniya xwe. Em ji xwedê jê re rehmet dixwazin û cîhê wê bihuşt be...

LÊLÊ WEFAT KIR

E-Mail: isik@hecibeg.com

 
 

© Kurdî

 

KÜRTÇE EĞİTİM

PERWERDEHIYA KURDÎ

 
 

Sözlük/Ferheng

SÖZLÜK FERHENG

 

Kim Online

Şu anda 8 konuk çevrimiçi
 

SATRANÇ/KIŞIK

SATRANÇ KIŞIK

 

 

Bayram Mesajı

BAYRAM MESAJI

 
MUHATAP ÖCALAN MÜZAKERE BAŞLASIN PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Güncel Haberler

Köşk'ten hükümete, muhalefetten aydınlara herkes 'Öcalan'la görüşülür' konusunda artık hemfikir olurken, Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, 'Öcalan'la oturun, diğer adımlar gelir' dedi. Kışanak, Erdoğan'a 'Müzakare zamanı' çağrısı yaptı
ÖCALAN'SIZ BU SORUN ÇÖZÜLMEZ
PKK ve Öcalan'ın bugünkü tavrının Türkiye için büyük bir şans olduğunu söyleyen Avcı, 'Muhatap Öcalan'dır. Öcalan muhatap alınmadan da hiçbir sorun halledilemez' dedi ve ekledi: 'Devletin günahı PKK ve Öcalan'dan daha fazladır. Önce muhatabına şunu sormalıyız: Senin derdin ne, niye dağa çıktın? Ardından diğer adımlar gelir.'
ŞİMDİ MÜZAKERE ZAMANIDIR

BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Başbakan Tayyip Erdoğan'a müzakere çağrısında bulundu. Kışanak, şöyle konuştu: 'Başbakan görüşme işini devletin yetkili kurumlarına havale ediyor. Kürt sorunu siyasi bir sorundur. Çözümü de siyasilerin arasında olacaktır. Başbakan bunu üstlenmek ve müzakereleri başlatmak zorundadır.'

Öcalan ile oturulmalı

Köşk'ten hükümete, muhalefetten siyasetçilere kadar 'Öcalan'la görüşülebilir' konusunda hemfikir olurken, 'Haliç'te Yaşayan Simonlar: Dün Devlet, Bugün Cemaat' kitabıyla gündemin ilk sırasına oturan eski istihbaratçı Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Kürt sorununa ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. NTV'ye konuşan Avcı, Kürt sorununun çözümünde Öcalan'ın önemine ve muhataplığına dikkat çekti.

Gülen Cemaati'nin devlet içindeki örgütlenmesini anlattığı kitabında 'Öcalan ve PKK ile görüşülemez deniyor? Peki, kiminle görüşülecek? Bugün için PKK demek Öcalan demektir. Bu açıdan muhatap Öcalan'dır. Öcalan muhatap alınmadan da hiçbir sorun halledilemez. PKK ve Öcalan'ın bugünkü tavrı ve içinde bulunulan durum Türkiye için büyük bir şanstır. Türkiye bu nimetin farkında değildir. Bu savaşın bitmesi için bütün şartlar olgunlaşmış ve her şey hazırdır' diye yazan Avcı, Türkiye'nin önündeki en büyük engelin Kürt sorunu olduğunu vurguladı.

DAĞA ÇIKANA SORULMALI

Devletin sorunu savcı ve güvenlik görevlilerine havale etmesini eleştiren Avcı, 'Oysa ki olması gereken siyasi iradenin bu konunun üzerine gitmesi ve konuyu çözmesiydi. Türkiye'de Kürt sorunu yoktur deniyor, ancak önce bu olayın muhatabına şunu sormalıyız: Senin derdin ne, niye dağa çıktın ve neden savaşıyorsun? Önce bunu sormalıyız, ardından diğer adımlar gelir' dedi.

DEVLETİN GÜNAHI FAZLA

Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü. 'PKK 4 ayrı devletten toprak alarak bir Kürt devleti kurmak için yola çıkmıştı ancak bu taleplerinden üçünden vazgeçti, şu an sadece kültürel haklarını istiyor Kürtler, bu korkunç bir fırsattır. Ben otursam Öcalan kadar hafif bir ifade yazamazdım. Çözülemeycek sorun değildir, cesaret gerekir. Bunlar eşkiyadır, alçaktır bakış açısıyla bu sorun çözülmedi. Günah sadece PKK ve Öcalan'da mı, bizim günahımız yok mu? Bence devletin günahı daha fazla.'

İŞKENCE İTİRAFI

1990'lı yılların sonuna kadar devletin tek sorgu tekniğinin işkence olduğunu ifade eden Avcı, bu tarihten sonra Türkiye'nin hiçbir yerinde işkencenin yapılmadığını savundu.

Öte yandan Hanefi Avcı, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne dilekçeyle başvurarak, merkeze alınmasını talep etti. Avcı'nın merkeze alınmasına ilişkin tek kişilik kararnamenin, Başbakanlığa gönderildiği bildirildi. Kararnamede, Avcı'nın yerine herhangi bir atamanın yapılmadığı, Eskişehir'den bir emniyet müdür yardımcısının vekalet edeceği öğrenildi.

Gözler hükümette

Geçtiğimiz gün Diyarbakır'da toplanan DTK'nin Daimi Meclisi, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşme kararı almıştı. DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, 'DTK, devlet, hükümet, Sayın Abdullah Öcalan ve PKK başta olmak üzere çözüme katkı sunabilecek herkesle diyalog ve müzakerede bulunmayı amaçlamaktadır, bu konuda inisiyatifli bir politika izleyecektir' demişti. Bölge'deki 649 sivil toplum örgütü de bu yönlü bir taleplerinin olduğunu duyurmuştu. Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar da, 15 bölge barosu ile birlikte bir platform oluşturduklarını ve 'Öcalan ile görüşmek için hükümet yetkilileri ile görüştüklerini ve görüşmelere devam ettiklerini' açıklamıştı. Gözler, devlet ve hükümet yetkililerinin bu taleplere nasıl bir yanıt vereceğine çevrildi.

Müzakere zamanı

Urfa'nın Viranşehir ilçesinde gerçekleşen boykot mitinginde 20 bin kişiye hitap eden Kışanak, Öcalan ile görüşme yapılıp yapılmadığı tartışmalarını değerlendirdi. Kışanak, şöyle konuştu: 'Başbakan bu işi devletin yetkili kurumlarına havale ediyor. Kürt sorunu siyasi bir sorundur. Çözümü de, müzakereleri de siyasilerin arasında olacaktır. Başbakan, hükümet olarak bunu üstlenmek ve müzakereleri başlatmak zorundadır. Biz Kürt sorunun çözüm yolu olan yeni, demokratik, özgürlükçü Anayasa'yı ve Demokratik Özerkliği meydanlarda yazıyoruz. Artık Başbakan'ın gözünü açıp, milyonların yeni bir Anayasa ve Demokratik Özerklik talebini görmek zorundadır.'

BDP'nin 'boykot' kararının, özgürlüğü, demokrasiyi ve barışı daha erken getireceğini söyleyen Kışanak, Viranşehirlilere, '12 Eylül'de ne diyeceksiniz?' diye sorunca, alandaki 20 bin kişi tek ağızdan 'Boykot' cevabını verdi.

HABER MERKEZİ /URFA

Bu yazı 27 Ağustos 2010 tarihli Günlük Gazetesi 'nde yayınlanmıştır.

 

Share |